Astım  

ASTIM

Bir çok kaynakta astım hakkında yazılar okumuşsunuzdur. Sıklıkla nedeninden bahsederler. Birçoğu ilk etken olarak alerjiyi söyler. Hastalar laboratuarlarda alerji testleri yaptırırlar. Bazıalrında testler + çıkar. Bazılarında ise -. Klinik hikayesi olmayanlarda bile + çıkan alerjiler gördüm.

Nedensellik içerisinde büyük oranda kalıtsallık diyenler de var.

Peki bu nedensellik olayına homeopatik açıdan bakmaya ne dersiniz?

Homeopatinin bulucusu Hahneman tarafından astımdaki miazma çok net biçimde tariflenmiştir. Geçmişte yaşanmış bir deri hastalığının (egzama, uyuz, mantar, yanıklar vs.) tedavisinde doğal olmayan bir yöntem kullanılması durumunda hastalık bulgularının ortadan kalkması şeklinde yorumlanan “tedavi olma durumu” aslında bir baskılanmadır.

Bu baskılanmalarda sadece deri hastalıkları mevzubahis değildir. Farklı olarak sinüzit, kronik geniz akıntıları, alerjik rinit gibi rahatsızlıkların da baskılanmalarını takiben astım ortaya çıkabilir.

Deri hastalığı olan kişi doktora gider. Doktor ona kremler vs. verir ve hastalığı geçer. Hasta memnundur. Birkaç aydan birkaç yıla uzayabilecek şekilde bir süre sonrasında ise kişide solunum güçlüğü başlar.

Bazen de hikayede yukarıda saydıklarım yerine aşı hikayesi olabilir. Özellikle aşı sonrası bedenin gösterdiği güçlü yanıt (yan etki ya da komplikasyon olarak adlandırılır) olması durumunda daha belirgindir.

 

ASTIMDA HOMEOPATİK YAKLAŞIM

Astım hakkındaki yazım nedeni ile bir daha belirtmeliyim ki, homeopati hastalıkları kişilerdeki farklı bulgularına göre tedavi etmeye çalışır. Bu farklılıklar ne olabilir?

Öncelikle astım hastasının bir atağında olan genel tabloya bakarsak ne dediğim rahatlıkla anlaşılır. Astım atağında kişi; zor nefes almaktadır. Sık nefes almaktadır. Yattığı zaman zor nefes aldığından oturur pozisyonda kalmak ister. Hatta hafifçe öne eğilir. Huzursuzdur. Sıcağa yakın ılıklıkta bir şeyler içmek ister. Boğulacak hissi vardır. Ölüm korkusu eşlik eder

İşte bu tablo klasik Arsenicum album remedisine ait tablodur. Eğer bu kişiye arsenicum album verirseniz  hastada rahatlama olabilir ama bu rahatlamanın tatmin edici olması beklenmemelidir. Üstelik rahatlama olsa bile astımın gerçek tedavisi için bir arpa boyu bile yol alınmamış olacaktır.

Halbuki; kişi zor nefes almasına rağmen yatmak istediğini belirtirse bu durumda gerekli homeopatik remedi psorinum’a dönmeye başlar. Eğer kişi diz-dirsek pozisyonunda daha rahat ettiğini söylerse gerekli remedinin medorhinum olabileceğini düşünmeye başlarız. Tüm bunlardan farklı olarak, kişi aşılamadan sonra astım bulgularının ortaya çıkmaya başladığını söylerse zaten thuja, silicea ya da diğer anti-sycotik remediler kendini gerekli remedi olarak göstermeye başlamış demektir.

Çoğumuz dikkat etmez ama astım atakları ayın yeniay ya da dolunay günlerinde daha yoğum ise Aleminyum gerekli remedi olarak ön plana çıkabilir.

Miasmatik baskınlık konusu çok önemlidir. Bu konu halledilmeden astımda homeopatik anlamda tam bir tedaviden söz edemeyiz. Ancak astımda homeopatik miazma etkisi hakkında vereceğim bilgiler sadece homeopati bilenler için yararlı olacağından burada kısa tutacağım.

Astıma homeoaptik bakış açısı hakkında yazım devam edecektir…