Düşük ve Tüp Bebek Uygulamasında Homeopati  

DÜŞÜK VE TÜP BEBEK UYGULAMASINDA HOMEOPATİK TEDAVİ YAKLAŞIMI

Tanım; Düşük ya da tıbbi adı ile abortus, süre olarak 20. gebelik haftasından önce, fetüs ağırlığı olarak ise 500 gramın altında gebelik sürecinin herhangi bir nedenden dolayı sonlanmasıdır. Biyokimsayal ve klinik olarak doğrulanmış gebeliklerde düşük oranı %15-25’dir.  Her 100 gebeliğin 15-25’inin düşük şeklinde sonlanması söz konusudur. Gebelik ilerledikçe düşük oranı azalır. Düşüklerin %75’den fazlası ilk 3 ay içerisinde olmaktadır. Ancak 8. haftanın geçilmesi düşük riskini anlamlı olarak azaltır. Düşüğün en önemli belirtisi kanamadır. Kanama olmaksızın düşük olmayacağı bilinmelidir. Ancak missed abortus durumunu bunun dışında tutmak gerekir. Kanama ile birlikte giderek şiddetlenen ağrılar olur. Ağrılar gebelik içeriğinin atılması ile kaybolur.

Bazı kavramlar;

Gebelik sürecinin 12. haftasına kadar olan düşükleri erken düşükler, 12-20 hafta arası olan düşüklere ise geç düşükler olarak adlandırılır.

Düşük tehdidi (
Abortus imminens) ;Gebeliğin ilk yarısında olmak üzere, her türlü vajinal kanama durumunda düşük tehdidine dikkat edilir.

Mutlak düşük (Abortus insipiens); Kanama ağrı ile birliktedir. Daha önemlisi rahim ağzı açıklığı olmaktadır. Düşüğü kaçınılmaz kılan ise rahim ağzı açıklığıdır.
Tam olmayan düşük (inkomplet abortus): Gebelik materyallerinin bir kısmının düşük eylemi ile atılmaması durumudur.

Tam düşük (komplet abortus): Gebelik materyallerinin tamamının düşük eylemi ile atılması durumudur.

Kendiliğinden düşük (Spontan abortus): Burada anahtar kelime düşüğün dışarıdan herhangi bir müdahale olmadan gerçekleşmesidir.

Boş gebelik (blighted ovum):Gebeliği oluşturan diğer yapılar varken, kesenin içinde embriyo bulunmamasıdır.

Missed abortus: Bu durumdaembriyo canlılığını kaybetmiştir. Ancak düşük oluşmamıştır.

Seçici düşük (Elektif abortus): Anne ve baba kendi istekleri ile gebeliğin sonlandırılmasıdır.
Biyokimyasal gebelik:Gebeliğin kan tahlilleri ile saptanması ancak USG gibi klinik olarak doğrulanmaması durumudur.

Tekrarlayan düşükler (Habitüel abortus); Peşpeşe 3 ya da daha fazla gebeliğin düşük ile sonuçlanması durumudur.

DÜŞÜK NEDENLERİ

Kromozomal nedenler; Gerek annenin ve babanın eşey hücrelerindeki anomaliler gerekse döllenme esnasında oluşan anomaliler özellikle erken düşüklerde en yüksek sebeplerdir. Bunları döllenme gerçekleşse bile bölünme esnasındaki sorunlarla da gebelik süreci sonlanabilir. Kromozomal anomaliler sıklıkla ailevi geçiş değil, rastlantısal olarak ortaya çıkarlar.

Annenin üreme sitemine ait nedenler; Myomlar, servikal yetmezlik, doğumsal uterus anomalileri, enfeksiyonlar.

Bağışıklık sistemi sorunları ve oto immün problemler; Diğer birçok hastalıklarda olduğu gibi düşüklerin de altta yatan sebepleri arasında bağışıklık sistemi sorunları unutulmamalıdır. Bununla birlikte yine dahili olarak önceden gelen ya da gebelik esnasında oluşan pıhtılaşma sorunları başta olmak üzere diğer problemlerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Diğer dahili nedenler; Yaş, diabet, böbrek, kalp ve troid bezi rahatsızlıkları en sık görülenlerdir.

Harici nedenler; Gebelik süreci çevresel faktörlerden oldukça etkilenir. Bunların başında ilaç kullanımı gelmektedir. Sigara, alkol ve madde kullanımları da artan nedenler olarak karşımıza çıkmaktadır.


DÜŞÜK YAPAN HASTAYA HOMEOPATİK TEDAVİ YAKLAŞIMI

Klasik tıp yaklaşımı ile düşüğün anneye hayati tehlike yaratması engellenmektedir. Kanama ve enfeksiyon kontrolü, gebelik materyalinin tam olarak tahliye olmasının sağlanması klasik yaklaşımın temelidir.

Homeopatik tedavi açısından düşük yaklaşımı;

Düşüğe ait homeopatik yaklaşımı iki bölümde incelemek gereklidir.

1…Düşük tehdidi ve düşük eyleminde homeopatik yaklaşım; Düşük tehdidi olan gebelerde, bu tehdidin düşüğe yol açmadan durdurulması homeopatik tedavi açısından hedeflenmelidir. Bu durum için, olası sebeplerin homeopatik bakış açısı ile bulunarak, sebebe yönelik yaklaşım sergilenmesinin yanı sıra düşük tehdit eyleminin sonlandırılması da sağlanabilinir. Bu yaklaşımla klasik tıbbın müdahale sınırlarının dışında kalan durumlar için homeopatik tedavi çok ciddi bir imkan sunmaktadır.

2…Ailesinde belirgin düşük eğilimi olan veya daha önceden düşük hikayesi olan anne adaylarına yaklaşım; Ailesinde düşük eğilimi olan anne adaylarının gebelik öncesinde homeopatik tedavi almaları olası düşük oranlarını düşürebilir. Bu yaklaşım, anatomik engellerin dışında kalacak şekilde, geçirilmiş enfeksiyonları, öncesine ait fiziksel ve duygusal travmaları göz önünde bulundurarak yapılmalıdır. Kişinin doğuştan getirdiği veya sonradan elde edilen düşük eğilimleri de söz konusu homeopatik tedavi içerisinde değerlendirilmelidir. Düşüğün diğer nedenleri arasında sayılan myomlar, servikal yetmezlikler, troid hastalıkları, bağışıklık sistemi ve otoimmün porblemler de hem gebelik öncesinde hemde gebelik süresince, klasik tıbbın yanında, homeoaptik tedavi altına alınmalıdır.

Diğer yandan düşüğün meydana geldiği gebelik haftasının homeoaptik tedavi de yeri son derece önemlidir. Dolayısı ile hem mencut düşük tehdidi açısından hem de önceye ait düşük hikayelerinde bu açı dikkatten kaçmamalıdır. Unutulmamalıdır ki; düşüğe sebep olan kromozom anomalilerinin çoğunluğu genetik olarak değil sonradan elde edilmişlerdir.
Yeniden denemeye ne zaman başlanabilir?

Klasik tıp açısından; Genel olarakdüşük sonrası ilk adet kanaması görüldükten sonra denemeye başlanabilinir ancak burada en önemli faktör annenin duygusal durumudur.

Homeopatik bakış açısından; Anne adayında meydana gelen düşük nedeninin homeopatik muayene ile tam olarak bulunması gerekmektedir. Bu yaklaşımla yukarıda belirtilen sebepler üzerinde ciddi şekilde durulmalı, düşüğe ait gebelik esnasında oluşan ya da öncesinden gelen nedenler homeoaptik olarak tedavi edilmelidir.  Nedenlere yönelik tedavinin en önemli parçası olarak anne adayının konstitusyonel yapısından önce fundamental yapısının homeoaptik olarak mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir. Anne adayının duygusal katmanı gebelik öncesinde ve gebelik sürecinde mutlaka homeopatik kontrol altında tutulmalıdır. Gebeliğin tekrar düşünülmesinden önce, bu şekilde yapılan bir homeopatik tedavinin, gebelik bütünlüğü üzerinde ciddi katkıları olacaktır.

Bir sonraki hamilelikte şansı arttırmak için yapılabilecek birşeyler var mı?

Bu konuda gebelik için yeniden düşünmeye başlama zamanı olarak belirtilen homeopatik bakış açısına dikkat edilmelidir.